FETÖ virüsü… Gıybet seçim… AKP uydurma yöntemlere teşne…

Beş gün sonra sandık başındayız.

Bu seçimin diğer seçimlerden farklı yönleri var.

Mesela, dedikodu/ söylenti/ uydurma hiçbir dönemde bu derece yaygın olmadı!

Nereden çıktığı bilinmez, sihirli biçimde çoğalan- zapt edilemez hale gelen dedikodular, son dönemde siyasetin ana gündemi haline geldi.

Dedikodu, partilerin-ittifakların yıpratma silahına dönüştü.

Parti üst yöneticileri böyle yaparsa, büyücülüğün muadili/ eşdeğeri dedikoduyu “saldırı silahı” olarak kullanan cehalet ne yapmaz?Gerçeğe değil, rakibini güçsüz kılmaya ihtiyaçları var bu çevrelerin…

Bu süreçte “özgürlük” aracı denen sosyal medya, yalanın yayılma aracına dönüştü. Mesela: Son dönemde “uzaktan kumandalı” yeraltı dünyasına mensup kimileri, ahlâken sorunlu her dedikoduyu anlatıyor. Ve, inanma ihtiyacında olan her “mahalle” kendi lehine dedikoduları doğru kabul edip, söylentilerin yayılmasında gönüllü oluyor…

***

Kuşkusuz “zayıflar”, “güçlüler” hakkında daima pembe gevezelikler yapar. Bunlar pasif saldırganlıktır ve ancak küçük informal/resmi olmayan grupları ilgilendirir. Ama:

Dedikodu siyasette, propaganda tekniğine dönüşürse “film” orada kopar, provokasyonlara sebep olur! En son İmamoğlu’na Erzurum saldırısında yaşadık bunu…

“Kızılbaşlar camiye bomba attılar” yalanıyla Çorum provokasyonu yaşanmadı mı? Sivas, Maraş farklı değildi…

Evet dedikoduyu, siyasete ana malzeme yapmak son derece tehlikelidir, abartılı itaatkârlar ülkeyi önce duygusal, sonra fiziki olarak böler…

Politikacıların bu konuda sorumluluk sahibi olduklarını hatırlamaları elzemdir.

***

“Barack Obama Müslüman’dır!”

Uydurma, yorum katma dönem dönem siyasetin hammaddesi oldu. Ama hiçbir seçimde, 14 Mayıs 2023 kadar çok olmadı…

Teknoloji sayesinde şaşırtıcı ışık hızıyla yayılan dedikodular siyaseti-ülkeyi esir aldı. Bu söylentilerin konuşulmadığı tartışılmadığı gün- saat kalmadı!

Özellikle iktidarın seçim kampanyasını bu zehirli dedikodular üzerine inşa ettiği görülüyor:Herkes düşman bir kendileri vatansever!

Seçimi kazanmak için sağduyu feda edildi…

Peki:

Dedikoduyu, siyasetin ana malzemesi yapmayı ve körüklemeyi kim hâkim siyasi kültür haline getirdi?

FETÖ getirdi bu virüsü ülkemize ve hızla yaygın hale dönüştürdü. Fenalıkları yaratan kumpasları unuttuk mu?

FETÖ o kadar insana-kuruma çamur attı ki sonuçta kirli elleriyle ortada kalıverdi; ahlaksızlıklarını duymayan-bilmeyen kalmadı…

Fakat bakınız:

FETÖ ile mücadele salt suçluları hapse atmakla bitmemesi lazım; toplumu lekeleyen dedikodu gibi vasatların silahı bu kültüründen de kurtulmak gerekiyor…

Görülen FETÖ’nün siyasi-toplumsal hayata serpiştirdiği “kötücül tohumlar” bu seçimde de “yeşermesini” sürdürüyor! Özel hayat, siyasetin bu derece ana gündemi haline gelmemişti:

Video var… Dinleme kaseti var… Görüntü var…

FETÖ kumpaslarının saldırı silahıydı bunlar; 2011 seçiminde MHP seks kasetlerini hatırlayınız!

AKP ne teşneymiş; uydurma yöntemlerle rakiplerini saf dışı etmeye!

***

Seçim tarihimizde her seçimin adı var.

Örneğin, 1912 yılındaki sandık oylaması –tarihimizin ilk erken seçimi– İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf arasında hayli sert geçti.

Hürriyet ve İtilaf Edirne Mebus Adayı Rıza Tevfik’in dövülmesiyle bu seçime “sopalı seçim” adı verildi!

14 Mayıs 2023 seçimine ne isim verilecek acaba: Gıybet Seçim

Ne dedi Hz. Muhammet, “gıybet eden ve dinleyen günahta ortaktır.” Gel de bunu ülkemizde anlat…

Toparlarsam:

Gerçek tektir: Başkalarının günahları sizi aziz yapmaz!

Psikolojik sorun olan dedikodu, hızla Türk siyasetinde yıkıcılığa dönüşmektedir. Ki burası çıkmaz yoldur; demokrasiye büyük zarar verir.

Soner Yalçın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir