Haklı olmak, kazanmak için yeterli değil… Erdoğan’ın planı

Haklı olmak, kazanmak için yeterli değildir.

Çeşitli WhatsApp gruplarındayım. Hepsinin Erdoğan’ın iktidardan inmesi için haklı sebepleri var.

Peki, kazanmak için ne yapıyorlar? Oy veriyorlar. Bir ikisi de Kılıçdaroğlu mitingine katıldı. Başka?

Parti üyeliği var mı; yok.

Parti-seçim çalışmalarına katılım var mı; yok.

Partiye bağış var mı; yok.

Gerekirse bedel ödeme kararlılığı var mı; yok.

Ama bol mesaj yazma var, sosyal medya paylaşımı var.

Bu hâl arkadaşlarımın eksikliği mi? Hayır.

Yıllar önce, Gezi’den hemen sonra iki kız arkadaşım CHP İstanbul İl Başkanlığı’na üye olmak için başvurdu. Parti, öyle zorladıki vazgeçtiler! O dönemin il başkanı bugün CHP teşkilatlarından sorumlu genel başkan yardımcısı! Teşkilatçılığı nereden geliyor; Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) kuruculuğu ve Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasi Araştırmalar Vakfı (TÜSES) üyeliğinden! CHP’yi de vakıf gibi yönetiyorlar! (Bir de kariyerinde “damatcv’si var!)

Bırakın neoliberal sağ sapmayı nasıl organize olacağını bilmeyenler kazanamaz.

Ve hâlâ ikinci turda kazanmak için “ne yapmalı” tartışılmıyor, içi boş temenni sözleri havada uçuşuyor…

***

Sıklıkla duyuyorum:

-“Eğer YSK’nın ilan ettiği 49,52 doğru olsaydı, Erdoğan itiraz eder, tüm sayımı yeniden yaptırır, gerekirse üç kez tekrarlatır ve ikinci tura kalmadan 0,48’i çıkarırdı. Ama hiç sesini çıkarmıyor?”

Diyelim ki böyle, “Erdoğan niye sesini çıkarmıyor?” Bi de ben komplo teorisi yazayım:

-“Aslında Erdoğan seçimi birinci turda 50,03 oyla kazandı. Ama bu oy oranıyla –özellikle de Batı’ya karşı güçlü başkanlık yapamayacağı için seçimin ikinci tura kalmasını istedi! Hedefi ikinci turda en az yüzde 55!”

İlk söylenen mi, yoksa benim yazdığım mı akılcı geliyor?

Ayrıca… İnatla Erdoğan’ın oyları çaldığı iddiası var ki en absürt bu! Çalmış ama oyunu 49,52’de bırakmış öyle mi? Partinize sorsanıza 13 bin sandıkta niye yoktular?

Kazanmak için gerçekler zemininde seçim sonucunu analiz etmek şart. Ama nerede? Rasyonalite olmadığı için sandıktan sürekli yenik çıkılıyor

***

Gelin gerçekçi olun, hamaseti bırakın.

İkinci turda Kılıçdaroğlu’nun işi çok zor. Hem aradaki farkı kapatacak hem de “kesin kazanıyoruz” diye kandırılan moralsiz seçmenin tekrar sandığa gitmesini sağlayacak.

O halde ne yapmak lazım. Siyasi taktik şu olabilir mi:

-“Siz sandığa gitmezseniz ikinci turda Erdoğan daha otoriter çıkar!” Yani:

-“Yaptırımı güçlü tek adam rejimini ancak siz durdurabilirsiniz!”

İnsanları sandığa götürecek benzer motivasyonlar şart. Ki sandığa gitmemişler ve kararsızlar olduğunu da hatırlatırım.

Öte yandan:

Erdoğan’ın işi de zor. Karşısında inatçı “seni seçtirmeyeceğiz” bloğu var. Bu ittifak bu motivasyon ile yine sandığa gidecektir.

Peki, asıl sandığa gitmeyecek kimler?

MHP seçmeni alacağını aldı, bir daha sandığa gider mi?

YRP, BBP, Hüda-Par alacağını aldı, bir daha sandığa gider mi?

Erdoğan’ın bunları sandığa götürmesi için güçlü argümanlara ihtiyacı var. “Kandil kozu” ilk turda işine çok yaradı. Ya ikinci turda?

CHP’nin ortakları-ittifakları sandığa gidecek mi? Zorunda oldukları anlatılmalı. Çünkü:

Kılıçdaroğlu yüzde 44 altına düşer ve Erdoğan yüzde 60 ile seçilirse neler olacağı mesajı net verilmeli: Tehlikenin farkında mısınız?

Evet:

Muhalefet, komplo teorilerini, hamaseti, hayalciliği bırakıp hakikat zemininde siyaset yapmak zorunda.

Sürekli “haklıyız” demekle gelmez zafer!

Soner Yalçın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir